Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İşte inşaatlar kralı Ali Ağaoğlu'nun hayat hikayesi
İnşaat kralı Ali Ağaoğlu kendisini ve hayat hikayesini anlattı. İşte keçi gibi inatçıyım diyen Ali Ağaoğlu'nun öyküsü: Ali Ağaoğlu kimdir? Ali Ağaoğlu nasıl bir girişimci?
29 Ekim 2010 / 00:07

Ağaoğlu İnşaat'ın patronu Ali Ağaoğlu, İstanbul'un en lüks semtleri olarak bilinen Bağdat Caddesi, Etiler, Ulus ve Florya için ilginç bir iddiada bulundu. İstanbul'da 1990 öncesi inşa edilen yapıların deprem şartnamesine uygun olmadığını belirtti. "Binaların yüzde 70'ini yeniden yapmak zorundayız." diyen Ağaoğlu, seçim dönemlerinde gecekondulara oy verildiği için insanların adeta tabutlarda yaşadığını söylüyor.  

Televizyonda kendi projelerinin rek-lamını yapıyor. "Rol yapmıyor, samimi adeta kendini oynuyor. Özgüveni de çok yüksek." diyor etrafımdakiler. Ben ise epeydir izliyorum kendisini ve söyleşi için uygun bir zamanını yakalamaya çalışıyorum. Denk geliyor, reklam kampanyası başlamışken buluşuyoruz. Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu ile iş yapış biçimini ve hayata bakışını konuşuyoruz.

Henüz Kabataş Lisesi'nde okurken babasının sağlık sorunu nedeniyle mecburen işlerin başına geçer Ali Ağaoğlu. Henüz çok gençtir. Genç ama iddialı hem de gözü karadır. Dönem İstanbul'un göç aldığı, konut ihtiyacının hiç bitmeyecekmiş gibi sürekli devam ettiği yıllardır. Fırsatı görür, büyük arazi alımları yapar. Uzun sürmez baba iyileşir ve işe döner. Döner ama bu kez de kuşak tartışmaları başlar. Oğlun fırsat olarak gördüklerini baba risk olarak alır. Bir tartışma sonrası cebindeki paraları da masanın üstüne bırakarak kendi işini yapmak üzere tek başına yola çıkar. Güvendiği tek şey, o güne kadar kendisine arka çıkan çevresidir. Ancak çaldığı tüm kapılar kapanır çünkü babası işe dönmesi için bütün yolları kapatmıştır. 15 gün boyunca cebinde simit parası olmadan dolaşır, ancak pes etmez.

Keçi gibi inatçıyım!

O, her ne kadar "ben buyum" diyerek kendini tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyorsa da fırtınalı bir karakteri var Ali Ağaoğlu'nun. "Eh, doğal Karadenizli" diyenleriniz olacaktır ama söylemek istediğim tam da bu değil. Peki, bizzat kendisi kendini nasıl tanımlıyor? "Ali Ağaoğlu keçinin tekidir." diyor. Bu defa da hangi alanda, neden keçilik yapar diye soruyorum, "Mücadeleci bir kişiliğim var. Sanırım babamdan almışım bu yanımı. O da verdiği sözü tutar ve her işin ne pahasına olursa olsun sonuna kadar giderdi. Ben de zorluklardan şaşmam. Oysaki bugünün gençleri en küçük zorluklarda bile kaçıyorlar. Ben kaçmak yerine bu engeli nasıl aşarım diye yaklaşırım meselelere. Zorluklar beni yıldırmaz, aksine motive eder. Başlangıçta babama kendimi ispat etmek için çalışmıştım ama bugün ne kadar büyük olursa olsun amacım işi başarmak." diyor.

Tipik Karadenizliyim, eser gürlerim

Ali Ağaoğlu'nun babası inşaatçıdır ama fırıncılık da yapmaktadır. O günlerde evlerde fırın yoktur, tepsi tepsi elde açılan börekler fırına pişirilmek üzere götürülür. İşte o tepsilerin parasını henüz ilkokul çağında olan Ali Ağaoğlu, fırının hesaplarını tutması karşılığında babasından alır. Para kazanmaya çok küçükken başlar ve kişisel iş yapış kurallarını da erkenden belirler, "İşini iyi yapan, kardeşim benim için neyse odur ama yapmıyorsa yanımda itibarı yoktur." diyor. Peki, kendisiyle çalışmak zor mudur? "İyi oldum mu tadımdan yenilmez ama olmadım mı tipik Karadenizliyim, eser gürlerim. Söylenecekleri söyler içimde de tutmam." diyor.


 

Akdeniz İnşaat, Ali Ağaoğlu'nun 1981 yılında kurduğu ilk şirket. Bugün, yaklaşık 30 yıl sonra Ağaoğlu Şirketler Grubu adı altında enerji ve turizm yatırımları da yapan şirketin misyonu, "Dün olduğu gibi hem bugün hem de gelecek için tasarlanmış yüksek kaliteli yaşam alanları inşa etmek." Topluma hizmet ederek ülkenin refahına katkıda bulunmayı da kendine ilke edinen Ağaoğlu Şirketler Grubu, "yaşam mimarı" vizyonuyla faaliyetlerini sürdürüyor.

Ali Ağaoğlu yaptığı işin sadece sağlam binalar inşa etmek olmadığını düşünüyor, "Faaliyette bulunduğumuz her işte kendimizi topluma karşı sorumlu hissediyor, yalnızca inşaat, turizm ve enerji projeleriyle değil, eğitim ve çevre anlamında da topluma katkıda bulunmayı kendimize görev biliyoruz. Çünkü en iyi yatırımın geleceğe yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz." diyor

Ağaoğlu Şirketler Grubu adı altında; Akdeniz İnşaat, Eltes İnşaat Tesisat, Ağaoğlu Gayrimenkul Yatırım, Ağaoğlu Enerji Grubu bünyesinde bulunan Akdeniz Elektrik, Uludağ Turizm ve Kuşaklıkaya Turizm İşletmeleri bulunuyor. Ayrıca; Ağaoğlu Turizm, Marmarares Elektrik, Üçgen Seferihisar Rüzgâr Enerjisi, Durusu Enerji, Yedisu Enerji ve Optimum Enerji de faaliyet göstermekte.

Nitelikli konut ile her gün tatildesiniz

Ağaoğlu Şirketler Grubu 2010 yılında yaklaşık 10 bin istihdam oluşturmuş ve 2010 yılı konsolide cirosu 1 milyar 617 milyon TL olmuş. Özkaynaklarının toplamı 1 milyar 40 milyon lira olan Ağaoğlu Şirketler Grubu'nun 2010 yılı aktif toplamı bugüne değin 4 milyar 638 milyon TL olarak gerçekleşmiş. Yatırımların toplam değerinin 2010 yılında, 1 milyar dolar inşaattan, 600 milyon dolar enerjiden ve 150 milyon dolar turizmden olmak üzere toplamda 1,8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Halen devam eden 5 konut projesi olan grubun; My Towerland; My Roseville, My Town Ispartakule, My City Bahçelievler, My Residence 212 İstanbul, My OfficeAtaşehir, My Prestige, My World Europe ve Bodrum-Milas Gayrimenkul ve Turizm Geliştirme Projesi ile Türkiye'nin en önemli turizm alanlarından biri olacağı iddiasında olan 10 milyon metrekarelik bir de turizm yatırımı var.
 

Ağaoğlu İnşaat bugüne değin 5 milyon metrekareden fazla yapının inşaatını tamamlayarak satışını gerçekleştirmiş. İnşaat deyip de geçmemek gerek, Ali Ağaoğlu kendi inşaatlarından söz ederken "ülkemizin nitelikli konut üreten" en büyük inşaat şirketlerinden biri olduklarının altını her defasında çiziyor. Yine kendi tabiriyle eğitimli ve kültür düzeyi yüksek, gelir grubu itibarıyla "B ve B+" beyaz yakalı profesyonellere hitap eden projeler geliştirip, "My" konseptini ürettiklerini, bugüne kadar da bu kapsamda 16 projeyi hayata geçirdiklerini ekliyor cümlelerine. İşi konutla bitirmemiş Ağaoğlu İnşaat ve hedef kitlesinin işyeri ve ofis ihtiyaçlarını da düşünerek 'nitelikli ofis' adı altında My Office ve My Prestij projelerini hayata geçirmiş.


 

 

Belki tüm sektörler krizi derinden hissettiler ama en çok gayrimenkul sektörü yaşadı. Ancak krizin etkilerini en ağır şekilde hissettirdiği 2009 yılı ilk aylarında herkes ne olacağını beklerken Bahçelievler My City projesini satışa sunar Ağaoğlu İnşaat. Bir ayda bin adet dairenin satışını gerçekleştirir ve bu başarısıyla işletme fakültelerinde örnek olay olarak incelenir.

Ataşehir'de yaptığı My World ise tek konsept altında geliştirilen en büyük konut projesi olarak literatüre geçer. Halen 12 bin adet konut inşaatını aynı anda yürüten Ağaoğlu İnşaat, sektöründeki pek çok ilkin de gerçekleştiricisi.

Ağaoğlu Şirketler Grubu, konutları beş yıldızlı otele dönüştürürken bu defa 1988 yılında turizm sektörüne yatırım yapar. Uludağ My Resort'un yanı sıra şehir otelciliğinde de İstanbul'daki My City Otel ve My Village Residence'ı inşa eder ve hizmete açar. Bodrum'da yapımına başlanan Ağaoğlu Turizm Şehri içinde 4 otel, golf sahaları ve villalarıyla, Türkiye'nin en büyük turizm kompleksi olması hedeflenen turizm yatırımı hâlâ sürmekte.

Neden Ağaoğlu'ndan konut alayım?

Ağaoğlu inşaatlardan bir daire almak için geceden sıraya girenlerle 10 saat sırada bekleyenler var yakın çevremde. Bu zor zamanlarda epey ilginç geliyor bana. Ali Ağaoğlu kendisine ve yaptığı işe güveni oldukça yüksek bir işadamı. Sorduğum, 'Neden sizden alsınlar?' soruma, "Sahip olduğumuz tüm kaynakları müşterilerimizin ihtiyaçları, beklentileri ve memnuniyetleri doğrultusunda kullanıyoruz. Yönetici kadromuz, teknik ve idari personelimiz ile çağın mimari gereklerini yerine getirerek, hitap edilen toplum değerlerine uygun yaşam alanları üretiyoruz. Toplumsal yaşam standartlarının iyileştirilmesine ve geliştirilmesine hizmet ediyor, ileri teknolojiyi, doğru çözüm ortaklarını, kaliteli malzeme kullanımını, titiz mimarlık ve mühendislik hizmetlerini aynı potada eriterek tüm projelerimize uyguluyoruz. Bütün bunları yapıyor sonra da duyuruyoruz. Reklam da bir yere kadar; söylediklerinizi karşılamaz ve uygun koşulları sağlayamazsanız reklam da yapsanız satamazsınız. Diğer yandan reklam departmanımızı da başarısız buluyorum çünkü kendilerine verdiğim bütçeyi harcamadan evler satılıp bitiyor. Benim reklamda oynama fikri ise ajansımızdan geldi." diyor.

Ali Ağaoğlu'nun kendi projesinin reklamda oynaması bir ilk. Rahmetli Sakıp Sabancı da bir gömlek markası için ekran karşısına geçmişti. Bundan böyle bir başka girişimci reklamda oynarsa herkes Ali Ağaoğlu'nun bugün tüm mecralarda görünen reklam çalışmasını hatırlayacak.

Oy ve rant uğruna gecekondulara tapu verildi

"İstanbul dünya başşehri olabilecek bir şehirken bugün gecekonduların şehri. Depremle de ilgili olarak İstanbul'un yüzde 70'ini yıkmak ve yeniden yapmak durumundayız çünkü binalarda o yıllarda kullanılan malzemeler kalitesiz. Maalesef insanlar adeta tabutları içinde yaşıyorlar. Çünkü kaçak gecekondulara seçim dönemlerinde tapu verilerek çarpık kentleşmeye onay verilmiş.

Bugün düzeltelim dediğinizde, o gecekonduda yaşayanları bir başka yere taşımak mümkün değil. Bu nedenle de yine aynı bölgede çağdaş ve insanca yaşama uygun yeni konutlar hazırlar, gelin burada yaşayın diyebilirsiniz. Bu yanıyla gecekondusundan çıkanlara bir rant da vermiş olursunuz. Oysaki bizde rant dendi mi bazılarının tüyleri diken diken oluyor. Eski gecekondusu yerine daha değerli bir konuta geçmesi hatta üstüne bir de bir daire daha almasının ne sakıncası var? Eğer bunu yapmazsanız, gecekonduları toplu konutlara dönüştürmezsiniz. Çıkın diyerek zorlayıcı olmak da sosyal devlet anlayışına sığmaz.

Diğer yandan kötü bina deyince aklınıza gecekondu geliyor. Oysaki bugün Bağdat Caddesi'nde, Etiler'de, Ulus'taki ve Florya'daki evler de aklımıza gelmeli. 1990 öncesi inşa edilen yapıların hepsi deprem şartnamesindeki kurallara uygun değil. Statik hesaplarıyla mühendislik yok. Bu binalar mutlaka elden geçirilmeli ama bizim halkımızda birlik de yok." diyor Ali Ağaoğlu ve "İstanbul kentsel tasarım açısından kurtulur mu?" soruma, "Sayın Kadir Topbaş'ın bu konudaki gayretlerini çok samimi buluyor ve grup olarak yürekten destekliyoruz." cevabını veriyor.

Ali Ağaoğlu pek çok müteahhit gibi Of'lu ama doğma büyüme Ümraniyeli. İş hayatının ilk yıllarında bugün IKEA'nın da bulunduğu Ümraniye'de aldığı ve parselleyerek sattığı büyük alanı işaret ederek, "Her şey yasaldı ama bugün olsa bu araziyi öyle parselleyerek satmazdım. Ancak o günün kentleşme anlayışıyla bugünkü aynı değildi. Ümraniye'nin bugünkü çarpık gelişiminde benim de katkım var. Ancak bugün 'Kentsel Dönüşüm Projeleri'ne destek veriyor ve gerek doğal afetler gerek asayiş açısından güvenli yaşam alanları inşa ediyoruz. Biz bina mimarı değil, yaşam mimarı olmaya çalışıyoruz." diyor.

Zaman 

Bu haber toplam 32757 defa okunmuştur