Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Polisan'ın sahibi Necmettin Bitlis’in başarı öyküsü
Necmettin Bitlis’in 1986 yılında kurduğu Polisan, uluslararası piyasalarda yaşanan krize rağmen büyümeyi sürdürüyor.
27 Temmuz 2010 / 18:10

İstanbul'da öğretmeniyle tartıştıktan sonra okulu bırakarak ticarete atılan Necmettin Bitlis'in 1986 yılında kurduğu Polisan Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş, uluslararası piyasalarda yaşanan krize rağmen büyümeyi sürdürüyor.

Bitlis, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Malatya'da 8 yaşındayken okul çıkışlarında babasının kumaş dükkanında gittiğini, bu sayede ticareti ve alışverişi erken yaşlarda öğrendiğini söyledi.

1942 yılında ise Malatya'dan İstanbul'a göç ettiklerini ve babasının da kumaş dükkanını Sultanhamamı'na taşıdığını dile getiren Bitlis, lisede okurken bir öğretmeniyle tartışması üzerine 10. sınıfta okulu bırakarak tamamen ticarete atıldığını anlattı.

Ancak ticaretin de belli bir süre sonra kendisini tatmin etmediğini, farklı işler yapmak, bir şeyler üretmek istediğini vurgulayan Bitlis, şöyle devam etti:

“Bu düşünceyle babama, Marshall yardımlarından faydalanarak bir üretim tesisi kurma fikrini açtım. Babam da 'Hayır oğlum, biz tüccarız, alırız satarız, sanayicilik bizim işimiz değil' diyerek teklifimi geri çevirdi. Ben ise her zaman işin imalat ve üretim tarafına hevesliydim. İplik alıp, Yeşildirek, Topkapı, Sağmalcılar'da dağınık dokuma tezgahlarında dokutmaya, dokumaları fabrikalarda boyatmaya ve dükkanımızda satmaya başladım. Daha ucuza mal ettiğim için kar marjını yükseltmeyi sağlamıştım.”

Bitlis, 1955 yılında Zeytinburnu'nda içinde boyahanesi de bulunan eski bir kumaş fabrikasını 8 yıllığına kiralayarak iplik, dokuma ve boyama birimleriyle tekstil üretimine başladığını ve o dönemde 350 kişiyi istihdam ettiğini söyledi.

1961 yılında ise Kağıthane'de kapatılan bir mensucat fabrikasını satın alarak Türkiye'deki sayılı tekstil üreticileri arasına girmeyi başardıklarını dile getiren Bitlis, “Bir iş kolum daha olsun, yalnızca tekstilde değil, farklı alanlarda da faaliyet gösterelim” düşüncesiyle kimya mühendisi bir tanıdığı aracılığıyla İsraillilerle anlaşma yaptıklarını ve 1964 yılında tutkal üretmeye başladıklarını bildirdi.

Necmettin Bitlis, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ihtiyacının yüzde 50 fazlası kapasitede bir tesis kurmak üzere Sınai Kalkınma Bankası'ndan kredi kullandık. Daha biz tesisi kurarken Türkiye'nin ihtiyacı bir kaç katına çıktı. Tesisimize ek yatırımlar yaptık, daha sonra Almanlar ile ortak, ağaç sanayisinin kullandığı reçine imalatına başladık.  Türkiye'de ilk kez, kağıt tutkalı tekstil apre malzemesi, boya ham maddesi olarak kullanılan emulsiyon reçinelerini, levha, kontrplak ve formikalarda kullanılan formaldehit reçinelerini Kağıthane üretim tesislerinde üretmeye başladık.  Tekstilden kimyaya doğru bir geçiş yapmış olduk. Fabrikanın iplik ve dokuma bölümlerini kaldırdık. Ham madde maliyetlerini azaltmak adına 1977 yılında Kağıthane'deki üre formaldehit üretim birimini Dilovası'ndaki tesislere yeni teknoloji ve 100 bin ton kapasiteye çıkararak taşıdık, ham madde taşınabilecek limanımızı inşa ettik ve süreç içinde üretimimize tamamen Dilovası'ndaki tesislerde devam ettik.”

1986 yılında da Polisan Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş'yi kurarak boya üretimine başladıklarını anlatan Bitlis, “Şu anda holding genelinde 1200 çalışanımız var. Bunun 750'si Polisan Boya'da istihdam edilmiş durumda” dedi.

Bitlis, her şeyin hayal etmekle başladığını ve sektörde 3-4 büyük firma arasında yer edindiklerini belirterek, “Bu noktaya gelmeden önce, hayalini kurdum, sonra hayalimi kağıda aktardım ve bu günlere geldim. Şu anda Polisan Holding, liman işletmesi yanında, kimya, mensucat ve yapı sanayi sektörlerinde faaliyet gösteriyor” diye konuştu.

“KRİZİ HEMEN HEMEN YAŞAMADIK”

Az miktarda kara tankerleriyle yakın ülkelere reçine ihracatları olduğunu, bölgeye demiryolu hattı kurulması halinde blok trenlerle ihracatı artırmayı hedeflediklerini bildiren Bitlis, şöyle konuştu:
         “Uluslararası piyasalardaki ekonomik krizi hemen hemen yaşamadık. Çünkü boyada kaliteli hizmet anlayışımız var. Sürekli Anadolu'daki bayilerimizi ziyaret ediyor, ihtiyaçlarını, sıkıntılarını dinliyorum. Ben gidemezsem çocuklarım gidiyor. Anadolu esnafı bizi iyi günde de kötü günde de destekler. Bu nedenle 2008 yılında başlayan küresel finansal kriz döneminde de büyümemizi sürdürdük.  2009 yılını tonaj bakımından yüzde 4, ciro bakımından da yüzde 14-15 oranında artıyla atlattık. 1964 yılından beri boyanın ana maddelerini imal ettiğimiz için, boyanın ne demek olduğunu iyi biliyoruz. Kalite ve hizmeti ön planda tuttuk ve her sene bir büyüme içindeyiz. Bu yıl da boyada yüzde 20-25 oranında bir büyümemiz var.”
         Dilovası Kuyubaşı mevkisinde 33 yıl önce fabrikaya kuyu açarak su temin etmek için hazineden küçük bir arazi satın aldıklarını, ormandaki ağaçların kesilmesi üzerine de Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileriyle görüşüp bölgeyi koruma altına almak istediğini bildirdiklerini hatırlatan Bitlis, Türkiye'de ilk kez Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Koruma Protokolü imzaladıklarını belirtti.
         “Çevre ve Orman Bakanlığı, koruma amacıyla 5 bin 500 dönüm araziyi vermek istedi. Korumakta güçlük çekebileceğimizi düşündüğüm için 2 bin dönümünü kabul edebildim” diyen Bitlis, arazinin tamamını almadığına pişman olduğunu, bugün orman yerindeki gecekondulaşmayı görünce üzüldüğünü söyledi.

ÇEVREYE DUYARLIK

         Dilovası'nda 9. fabrikayı kendilerinin açtığını, şu anda ilçede 185 fabrika bulunduğunu ifade eden Bitlis, şöyle devam etti:
         “Fabrikayı ilk kurduğumuzda Türkiye'de ilk defa atık arıtma tesisini de kurduk. TÜBİTAK'a proje yaptırdık, ancak ilk etapta iyi sonuç alamadık. Daha sonra Avusturyalı bir firmaya atık arıtma tesisimizi yaptırdık. Bu yıla kadar kullandık. İlave yatırımlarla da Türkiye'nin en iyi arıtma tesislerinden birini oluşturmuş olduk. Atıklarımızı katı atığa dönüştürüyoruz. Çıkan çamurun 2000-2500 kalori değeri var, bu atığı çimento ve çelik fabrikalarına yakıt olarak veriyoruz. Yani tesislerimiz sıfır atıkla faaliyetlerini sürdürüyor. Dilovası'nda yapılan arıtma tesisinin faaliyete geçmesiyle bölgedeki evsel atıkların kontrolü de sağlanmış olacak, denize, dereye en ufak bir atık gitmeyecek. Sanayi zaten kontrol altındaydı, şimdi evsel atıklar da kontrol altına alınmış olacak.”
         Çeşitli sosyal sorumluluk projelerini de hayata geçirdiklerini vurgulayan Bitlis, 1988 yılında bir ilkokul inşa ettiklerini, 1999 Marmara depreminde Dilovası'nda yıkılan camiyi yeniden yaptırdıklarını şimdi ise ilçeye yaklaşık 2 bin kişilik spor salonu yaptırmayı planladıklarını sözlerine ekledi.

 

Bu haber toplam 17089 defa okunmuştur