Çok Okunanlar
Yorumlananlar
Anket
2014 yılında en fazla değer kazandıracak yatırım aracı sizce hangisi?
Altın
Borsa
Döviz
Hisse Senedi
Hava Durumu
Ankara 2/9 °C
İstanbul 7/12 °C
İzmir 6/16 °C
Döviz
IMKB
80.549
DOLAR
2,2180
EURO
2,7565
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TOPBAŞ AİLESİ MANDA ÇİFTLİĞİ KURUYOR
Bir süre önce ABD’ye giden Saray Muhallebicisi’nin sahibi Topbaş ailesi, sanılanın aksine orada şube açmaya değil, kurmak istedikleri manda çiftliği için araştırmaya gitmiş…
13 Şubat 2008 / 11:23


İstanbul Levent'teki Kalyon Alışveriş Merkezi'nin üst katına çıkıp bir kahve içmek ya da yemek yemek için bir yer baktığınızda birbirinden albenili markalarla karşılaşırsınız: Park Avenue, Mozzarella Ristorante, GBK Gourmet Burger, Num Num, Sushi Co, Gloria Jeans… Bu markaların arasında konumlanan Saray Muhallebicisi'nin de komşularından geri kalır tarafı yok. Hatta 300 bin YTL harcanan dekorasyonu ve tavanından sarkan su damlası şeklindeki cam aksesuarları ile daha gösterişli sayılabilir.

SARAY SINIF ATLIYOR

Okul kantini kadar hareketli olmasını ister geleneksel muhallebi kültürüne, ister ucuz fiyatlarına bağlayın ama istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve kardeşlerinin, babalarından devralıp çocuklarına devrettiği markanın sınıf atlamakta olduğu kesin. Aynı hareketliliği ve kalabalaığı istinye Park'ta açılan yeni şubesinde de görmek mümkün.

BAŞKAN'IN ETKİSİ YOK

Bütün lüks markaların sıraya girdiği alışveriş merkezlerinde yer bulmak kolay olmasa gerek. Acaba büyümelerinde Başkan Bey'in (Kadir Topbaş) bir etkisi var mı? Kardeşleri, oğlu ve yeğenleri ağız birliği yapmışçasına aynı cevabı veriyor. “Beyoğlu Belediye Başkanı mazbatasını aldıktan sonra firmayla ilişkisini kesti. Şimdi sadece Saray şubelerinde misafirlerini ağırlıyor ve ruhsatsız olduğu bir şeyle karşılaşırsa telefon edip uyarıyor.”

Ahmet Topbaş, alışveriş merkezlerinde büyümelerini şöyle açıklıyor:

“Alışveriş merkezlerinde yüzlerce insan çalışıyor. Biz onlara da hitap ediyoruz. Çalışanların da uygun fiyata yemek yiyebilecekleri yerlere ihtiyacı var. Ayrıca marka mix'i yapmak isteyen alışveriş merkezi işletmecileri Türk markalarına da yer vermek istiyor. Bu notada bize teklifler geliyor.”

MUHALLEBİCİ FAST FOODLARA KARŞI

Topbaş, yeğenleri ile oturmuş bunları anlatırken, Selamiçeşme'deki mağazalarının camından caddenin köşesini tutmuş olan Starbucks görünüyor.

Son 10 yıldır yabancı fast food salgınına karşı -bir efsane olan tavuklu çorba ve pilav üstü tavuk menülerine döner, köfte, sosis ve salataları da ekleyerek- ayakta kalmayı başardılar. Şimdi de 13 şubeleri ve açmayı planladıkları 20 şube ile birlikte yabancı kahve zincirleri ile köşe kapmaca oynuyorlar. Bu oyundaki en büyük avantajları tabii ki yerel damak tadı ve hatıralar…

Artvin'den gelip 1935'te İstanbul'da ilk muhallebi evini açan Kerem Çavuş'un oğlu Hüseyin Topbaş'ın ortağı Hüseyin Orga ile birlikte 1949'da Beyoğlu'nda açtığı ilk Saray Muhallebicisi İstanbul nostaljisinin ayrılmaz bir parçası. Ama nostaljiyle nereye kadar yaşanabilir ki?

ÜÇÜNCÜ NESİL ALDI YÜRÜD܅

2001'de işlerin başına geçen üçüncü kuşak için nostaljinin damak tadında ve logoda yaşamasının bir sakıncası yok. Ama çağa da yak uydurmak, hatta bu yerel lezzeti ABD'ye kadar taşıyabilmek için çağın da ötesine geçmek lazım. İşe önce garsonların bıyıklarını kesmekle başlayıp eski mağazaları dekorasyon değişikliğine gitmeden yenilemeye başlayan gençlerden Hüseyin Topbaş, Kadir Topbaş'ın oğlu. Münevver ve Turhan Topbaş ise, şu an hayatta olmayan Mustafa Topbaş'ın çocukları. Gençlerle birlikte yönetimde amcalar Ahmet ve Mehmet Topbaş var.

HERKES PATRON

Firmada Münevver Topbaş Aydın daha çok müşteri ilişkileriyle ilgileniyor. Turhan ve Hüseyin Topbaş yeni açılacak mağazaların lokasyonlarının ve ve alışveriş merkezlerinin seçiminde, amcalar imalat ve finans tarafında yer alıyor. Aslında bu sedece göstermelik bir işbölümü. Münevver Topbaş, “Görev dağılıım var gibi gözükse de herkes herşeyle ilgili bilgi sahibi. Sorun olunca herkes herşeye müdahale edebiliyor” diyor. Münevver Topbaş, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu.


Ailede, yeni mağazalar söz konusu olunca söz hakkı Turhan Topbaş'ta. Kanyon, İstinye Park ve Bağdat Caddesi'ndeki yeni mağazaların marka konumlarını yükselttiğini anlatan Topbaş, “Muhallebicilik daha basit gözüken bir alandı. Biz bu markayı alıp yukarı taşıdık. Konsepti değiştirdik. Her kesimden insanın girebileceği bir yer haline getirdik” diyor.

ŞUBELER GAYRİMÜSLİMLERİN BÖLGESİNE


Aslında Saray'ın kemikleşmiş müşterileri gayrimüslimler. Amca Mehmet Topbaş, “Eski gayrimüslimlerin bulunduğu yerlere mağaza açıyoruz. Yer seçimimizde gayrimüslimler çok önemli unsur” diyor.


MUHALLEBİ BİZANS TATLISI

Bunda şaşılacak bir yan yok. Çünkü, menüdeki meşhur tavukgöğsü, Bizans'tan Osmanlı'ya kalan bir tatlı. Muhallebi derseniz o da kozmopolit Osmanlı'nın başkentindeki ilk kafelerin spesiyalisti olarak kabul edilebilir. Çünkü o dönemin çarşı muhallebisinin tadını vlerde tutturmak mümkün değildir. Çarşı muhallebisini ayrıcalıklı kılan pirincin üç kez çektirilmesi ile elde edilen yoğun maddedir. Evlerde bu işlem zor olduğu için prinç unu kullanılır ve o yoğun tadı tutturmak da mümkün değildir.


İŞİN SIRRI MANDA SÜTÜNDE

İş lezzete gelince manda sütünü de unutmamak gerek. Muhallebiye o güzel beyaz rengini ve kıvamını veren manda sütü. Ayrıca daha az kolestrol ve daha çok protein içerdiğini de eklemek lazım. Ancak manda sütünün hem bulunması zor, hem de pahalı bir süt. O yüzden Topbaşlar kendi çiftliklerini kurmaya karar vermişler. Silivri taraflarında 300 başlık bir çiftlik kurmak için yer baktıklarını anlatan Turhan Topbaş, çiftlik için araştırma yapmak üzere bütün ailenin toplanıp ABD'ye gittiğini söylüyor. Hatta o dönemde gazetelerde ABD'de şube açacakları yazılmıştı. Ama aslında mande sütü üreten modern bir tesisi gezmişlerdi. Topbaş, orada bilgi topladıklarını, belki de kendi çiftliklerini kurarken o tesisten de yardım alacaklarını söylüyor.


PEYNİR VE YOĞURT DA ÜRETECEKLER

Saray'ın şubeleri arttıkça, çiftlikteki hayvan sayısı da artacak. Hatta bu işi daha da geliştirip mozarella peyniri ve yoğurt da üretmeyi düşünüyorlar. Bunun için yakında Topbaşları bir İtalya seyahatinde görebiliriz.

Yeni şubeler için üretim tesislerini de büyütme planları var. Fatih'teki 750 metrekarelik tesisi 3 bin metrekareye çıkaracaklarını söyleyen Hüseyin Topbaş, böylece 2008'de 20 yeni şu açacak kapasiteye sahip olacaklarını anlatıyor.


Turhan ve Hüsseyin Topbaş aynı dönemin çocukları. Turhan Topbaş, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü'nden mezun olmuş. Hüseyin Topbaş ise İstanbul Teknik Üniversitesi Endüsstri Mühendisliği Bölümü'nde okumuş.

BEYOĞLU ŞUBESİNİN CİROSU GÜNLÜK 10 BİN YTL

Ciro aileninin ser verip sır vermediği bir konu. Mehmet Topbaş, “Eşlerimize bile söylemiyoruz, bereketi kaçar” diyor.

Bir müşteri bir şubede günde ortalama 7 YTL bırakıyor. En yoğun müşteri sirkülasyonunun olduğu Beyoğlu şubesinde günlük müşteri sayısı yaklaşık bin 500 kişi. Yani sadece Beyoğlu şubesinde günlük satış geliri en az 10 bin 500 YTL.

CONİ'YE TAVUKGÖĞSÜ

Saray Muhallebicisi'nin şubeleri var ancak franchise ile büyümek istemiyorlar.

Ailenin uzun vadeli planı yurt dışına, özellikle de New York'a açılmak. Hüseyin ve Turhan Topbaş, ABD kültürünü çok az tanıdıklarını ve orada bir Saray Muhallebicisi için “Neden olmasın?” diyorlar. Münevver Topbaş ise “New Yorklulara tavukgöğsü yedirmeyi çok istiyoruz” diye ekliyor.

'ANKARA BİZİ BEKLİYOR'

Ancak daha anavatanda yapılacak çok iş var. İstanbul'da 2008 yılında özellikle Anadolu yakasında açılması hedeflenen üç şubeden sonra şehir dışına açılma hedefi ile ilgili olarak ipucunu Hüseyin Topbaş veriyor; “Ankara bizi bekliyor.”

Pınar Çelik / Fortune


Bu haber toplam 21744 defa okunmuştur