Daniel Craig iyi ki geldi. Sayesinde bir kez daha gördük ki, ülkemizde nesiller değişiyor ama “yabancıya” havalı görünme merakımız sona ermiyor. Bond’a hoşluk olsun diye, yollar trafiğe kapandı. İtiraz edenlere, “Türkiye’nin tanıtımı” konu başlığı açıldı. Kapalıçarşı tahribatı gündeme gelince, “bol açıklamalı” açıklamalar sunuldu. Yazılanlara bakılacak olursa, çevreye değil de, en çok” Bond bizi beğendi mi?” konusuna takıldık. Filmin çekimi eski mekanlarda yapılınca, önce “bunlar canım yurdumuzu öyle Ali Baba ve Kırk Haramiler ülkesi gibi gösterecekler” diye dertlendik. Allah’tan Mr. Bond, “merak edilen o soruyu” yanıtladı, Türkiye’nin modern yüzünü de göstereceğini söyledi de yüreğimize su serpildi. Sonra, sıra bir başka canım yurdum klasiğine, “Türk kızlarının güzelliğine” geldi. Craig de, pası hemen gole çevirdi. Bir sonraki film için bir Türk Bond kızı neden olmasın? diyerek, gönüllerde taht kurdu.
Daniel Craig yakışıklı. Eşi Rachel Weisz güzeller güzeli. Sam Mendes efsanevi bir yönetmen. Bond bir dünya klasiği…
http://ekonomi.milliyet.com.tr/james-bond-ve-eziklik-duygumuz/ekonomi/ekonomiyazardetay/05.05.2012/1536512/default.htm